‘Şeytan’dan sonra…

Amerikalı yönetmen William Friedkin sinema sektörüne belgeseller yaparak girdi. Kanunun Kuvveti (1971), Şeytan (1973), Dehşetin Bedeli (1977), Devriye (1980), To Live and Die in LA (1985), Vur Emri (2000), Başkaldırış (2003), Böcek (2006), Katil Joe (2011) gibi yetkin çalışmalar gerçekleştirdi.

Yönetmen, senarist, yapımcı William Friedkin’in filmografisinde kült klasiğe dönüşen Şeytan’ın yeri apayrıydı. Sinemacı meslek yaşamını Şeytan’dan önce ve Şeytan’dan sonra olmak üzere iki döneme ayırmıştı. “Şeytan’ı çektikten sonra yaşamım tümüyle değişiverdi. Giderek yalnızlaştım. Çok para kazandım. Filmlerinde gerçekten kopuk olan Stanley Kubrick’e yakışır bir yaşam sürdüm. Filmlerim gerçekle doğrudan doğruya bağlantılıdır” diyen Friedkin, Şeytan’ın onu fiziksel ve tinsel anlamda etkilediğini açıklamıştı.

İYİLİK VE KÖTÜLÜK 

William Friedkin mesleği süresince ilginç seçimler yapmış bir yaratıcıydı. Gişe filmleri onun tarzı değildi. “Süper kahramanlara inanmıyorum, iyi ve kötüye inanıyorum. Benim karakterlerim karmaşık kişilikler. İçsel dünyalarında acı çekiyorlar, pozitif eylemlere girişmiyorlar” diyen Friedkin sinema sektöründe özgürlük olmadığını, film yapmanın finansal ödünler vermek olduğunu belirtmişti. Bağımsız ve özgür olmak içinse yaratıcının aynı zamanda yapımcı olması gerektiğini vurgulamıştı. Chicago’lu orta sınıf bir ailenin çocuğu olan Friedkin sinema ve genel kültürünü başkalarını dinleyerek edindi. “Sinemada karakterler davranışlarıyla, eylemleriyle bütünleşirler” diyen sinemacı, eylemin psikolojiyi beraberinde getirdiğini irdelemişti: Kanunun Kuvveti’ndeki takip sahnesi salt izleyiciyi etkilemek için değildi, başkahramanın ruh halini, saplantısını, paranoyasını da yansıtıyordu. Ünlü takip sahnesini izinsiz, ekibin yaşamını tehlikeye sokarak çektiğini belirten yönetmen biri ölseydi hapse gireceğini belirtmişti. Şeytan’da Ellen Burstyn kabloya takılarak kuyruksokumu kemiğini kırmıştı. Gerçeği elde etmek için her şeyi yapmaya hazırdı. Dehşetin Bedeli’nde 12 dakikalık köprü geçme sahnesi için yapımcılara 3 milyon dolar ödetti. 

SINIRLARI AŞMAK 

Bazı filmlerinin politik iletiler taşıdığı, Devriye’nin homofobik olduğuna, Vur Emri’nin ölüm cezasını savunduğuna yönetmen hiç katılmadı: “Hiçbir zaman politika yapmam. Her zaman çevreye bir belgeselci gibi yaklaşırım” demişti. Böcek ile Katil Joe, tek mekânda geçen psikolojik gerilimler Tracy Letts’in oyunlarından uyarlandılar. “Letts bana anti kahramanların şiddet içeren dünyalarına, tutkularına, aşırılıklarına doğru uzanan tinsel bir yolculuk sundu. Yaş aldıkça daha bilgili olunuyor, karakterlerinizin psikolojilerini daha iyi kavrıyorsunuz, onlarla birlikte sınırları aşabiliyorsunuz” demişti daima gerçeğin peşinde olan, anti kahramanların sıra dışı öykülerini anlatan, Yeni Hollywood Akımı’nın öncülerinden William Friedkin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x